EKONOMİ2 dk okuma

Deniz yollarındaki krizler küresel tedarik zincirini ve fiyatları nasıl şekillendiriyor?

Stratejik deniz geçitlerinde yaşanan güvenlik sorunları ve rota değişiklikleri, navlun ücretleri ile enerji ve gıda maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Deniz yollarındaki kriz, fiyatları nasıl etkiliyor?

Dünya ticaretinin büyük bir bölümünün deniz yoluyla gerçekleştirilmesi nedeniyle stratejik geçitlerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve geçiş kısıtlamaları yalnızca gemi trafiğini değil, küresel tedarik zincirlerini ve uluslararası piyasalardaki fiyatları da etkileyebiliyor. Aksamalar gemilerin alternatif rotalara yönelmesine, yolculuk sürelerinin uzamasına ve yakıt tüketiminin artmasına neden oluyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşunun (UNCTAD) 2025 tarihli Deniz Taşımacılığı Raporu’na göre dünya mal ticaretinin yüzde 80’inden fazlası deniz yoluyla taşınıyor. Kuruluş, 2024’te Kızıldeniz’deki aksaklıklar sebebiyle gemilerin Süveyş Kanalı yerine Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu çevresine yönlendirilmesinin konteyner taşımacılığında maliyetleri artırdığını bildirdi. Şanghay Konteynerli Navlun Endeksi’nin 2024 yılı ortalaması bir önceki yıla göre yüzde 149 artarak 2 bin 496 puana ulaştı ve Temmuz 2024’te spot navlun fiyatları konteyner başına 3 bin 600 dolar seviyesine çıktı.

Petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığında kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler küresel piyasaları etkiliyor. UNCTAD’ın 28 Nisan 2026 tarihli değerlendirmesinde, boğazdaki aksaklıkların enerji piyasalarının ötesinde deniz taşımacılığı, gübre tedariki, gıda üretimi ve enflasyon üzerinde etkiler doğurduğu belirtildi. Reuters’ın 8 Ekim 2026 tarihli haberinde boğazdan geçen emtia taşıyan gemi sayısının saldırıların ardından iki aydan uzun sürenin en düşük seviyesine indiği, Kpler verilerine göre bir günde boğazdan geçen emtia taşıyan gemi sayısının 7’ye gerilediği ve ham petrol taşımacılığının savaş dönemindeki haftalık zirvesinden yaklaşık yüzde 27 düşerek günlük 10,1 milyon varil seviyesine indiği aktarıldı. 14 Ekim 2026 tarihli Reuters haberinde ise saldırı riskinin sürdüğü bildirilirken, Brent petrolün varil fiyatı aynı gün 105,72 dolara yükseldi.

Türkiye açısından deniz taşımacılığındaki gelişmeler enerji ithalatı ve uluslararası ticaretle yakından ilişkili bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye, 2025’te 6,68 milyon ton ham petrol üretirken 31,94 milyon ton ham petrol ithal etti ve ülkenin ham petrolde ithalat bağımlılığı yaklaşık yüzde 83 olarak hesaplandı. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bir aksama, Türkiye’nin doğrudan bu boğazdan yaptığı sevkiyatların yanı sıra dünya petrol fiyatları, tanker taşımacılığı ve alternatif tedarik rotaları üzerinden de ekonomik etkiler oluşturabiliyor.

Yorumlar

Görüşünüzü paylaşın

Yorumunuz incelendikten ve onaylandıktan sonra yayımlanır.